seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu.
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük. Ziyanı yok.
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük. Ziyanı yok.
Çocukluğumun tatlı kabusu V geri geldi. O zamanın efsane dizisi, bugünün zıvanadan çıkmış dizi furyasının içinde kendini nereye koyabilir, koyduğu yerde mutlu olabilir mi, bizi de mutlu edebilir mi bilmiyorum ama izlediğim preview, bundan tam onbeş dakika önce beşinci katta, masa tenisi masasının hemen yanıbaşında Uçman’a kurduğum “Yaa ben ilk sezon bitsin, topunu izlicem” beyanımı elime verdi.
Bankayı soymaya girdin, kendine birini seçtin ve eline notu tutuşturdun. İşte o notlar ve sahipleri.
Jason Schwartzman ya çok seveceğin ya da nefret edeceğin bir tip. Mesela ben alenen seviyorum ama ara sıra o sarsak bakışlarını antipatik de bulabiliyorum. Bugüne kadar oynadığı tüm karakterlerde aynı (sevimli) sarsaklığı görebilirsiniz. Bored to Death’de de sevimlilik ve zekayla bertaraf edilen looserlık durumu mevcut. Gerçekliği itibarıyla tadından yenmiyor, ayrı. Ted Dunson (ki “Danson” yandaki gibi yazılmıyor) beyazlayınca adama bir haşmet gelmiş resmen. George Christopher karakteri için çook başarılı bir seçim. Ama benim aklımı alan şahsiyet Zach Galifianakis. Hangover’daki tek iyi şeyi alıp, bu senenin en tatmin edici dizilerinden birine koymak akıllıca. Hank Moody, Jonathan Ames’i döver mi? Az sonra…