Sabahın köründe uyandım
Saçlarım sızlıyor ve önüme çıkan her kahveyi içiyordum.
Çok acımasız ve yufka kalpli
Çok mutlu ve intiharın eşiğindeydim
Sonra bir asansörün içinde banyo yaptım ve
kendini balkondaki güneşin altında kuruttum.
Asansörün suyu arasıra kesilirdi, ilerde kuyu var
Ordan çekiyoruz
Dilli peynirli poğaça tostunu
bir bardak portakal ve nar suyunun içine banıp yedim.
Narlar çok kırmızıydı o zamanlar
Çimenler vardı yeşil, yeni doğmuştu
Yeşil’in çocukluğunu bilirim
Birkaç kez merdivenlerde inip çıktıktan sonra
Bir uçurumdan diğerine atlayarak aşağıya indik
Bin metre inmişizdir
Sonunda yerin altına vardığımızda
Bir dalış hocası bana ders vermek istedi
Doğuştan yetenekliymişim
Çalışırsam bir dünya starı olabilir mişim…
İstemiyorum dedim
Şaka şaka uydurdum
Yerin altında hiç dalış hocası yoktu
Sadece muhtar ve Batık Şehir ve deniz vardı.
Gökyüzü kahverengi,
Ağaç kökleri yıldız şeklindeydi.
Dikkatli bakınca, toprak gökyüzünün içinde kımıldayan solucanlar görülebiliyordu
Güzel bir yer
Muhtarda naneli ve eğlenceli bir şeker aradım ama yokmuş
Ben de bi kahve söyledim
Herkes ordaydı:
“Batık Şehrin Herkesin Unutttuğu İnsanları”
Söylenenlere göre unutulan her insan
bu Batık Şehir’de teselli bulurmuş
Gerçekten
Ama önce gizli kapıyı bulmalıymışsınız
ki olmadığı için bulamayabilirsiniz
İşte söylenenlere göre bu Batık Şehrinin Herkesin Unuttuğu İnsanları sadece çay içerlermiş.
Meğer bu çay bahçesinin çayları böyleymiş
Buranın çayları Unutma Beni Çiçeği tarlalarında yetişirmiş
Buna karşılık Unutma Beni Çiçeği tarlaları da çay yetiştirmek istemiş
Ama sonradan bir anlaşmazlık çıkmış
Galiba Unutma Beni Çiçekleri artık unutuyormuş
Tam bilmiyorum neyse
Yelkenli direkleri falan vardı Batık Şehirde
Onları elektriği direği olarak kullanıyorlarmış
Bu direkler aynı zamanda yeryüzüne anı sinyalleri yaymak için de kullanılıyormuş
Anı sinyalleri, unutulan insanları unutanların beyinlerine elektromanyetik dalgalar göndererek hatırlamalarına yardım edermiş.
Ama bugüne kadar işe yaradıkları hiç görülmemiş
Bir kahve daha içtim sonra etrafta kediler köpekler
Bir keresinde beni köpek ısırmıştı
Ama sonunda dönüş yolunu bulduk
Son dakikalarımızdı,
üzerinde ilerlediğimiz yol
Halı gibi rulolanmaya ve bizi takip etmeye başladı
Yol arkamızda gittikçe büyüyordu ve hala evi gören o son dönemece gelmemiştik
Ben arabadan atladım ve rulo olmuş yolun arasına girdim
Amacım yolun kalbini bulup çıkarmak
Bir daha kimse gidemesin diye patlatmaktı
Yapmadım tabi
Bu sadece küçük bir uyarıydı
Eve geldiğimizde kapının önünde bir tekne beni bekliyordu.
Yanları yeşildi ve birkaç hafta sonra bir yolculuğa çıkacaktı.
Üstelik uçabiliyordu.
Ve cebimde Batık Şehrin Herkesin Unutulan İnsanlarından biri duruyordu.
Çaldım onu.