Miss Spiritual Tramp

Kelime Müzesi / Su Özdoğu
Ask me anything
Submit

Bir Delinin Tipografisi

Sabahın köründe uyandım

Saçlarım sızlıyor ve önüme çıkan her kahveyi içiyordum.

Çok acımasız ve yufka kalpli

Çok mutlu ve intiharın eşiğindeydim

Sonra bir asansörün içinde banyo yaptım ve

kendini balkondaki güneşin altında kuruttum.

Asansörün suyu arasıra kesilirdi, ilerde kuyu var

Ordan çekiyoruz

Dilli peynirli poğaça tostunu

bir bardak portakal ve nar suyunun içine banıp yedim.

Narlar çok kırmızıydı o zamanlar

Çimenler vardı yeşil, yeni doğmuştu

Yeşil’in çocukluğunu bilirim

Birkaç kez merdivenlerde inip çıktıktan sonra

Bir uçurumdan diğerine atlayarak  aşağıya indik

Bin metre inmişizdir

Sonunda yerin altına vardığımızda

Bir dalış hocası bana ders vermek istedi

Doğuştan yetenekliymişim

Çalışırsam bir dünya starı olabilir mişim…

İstemiyorum dedim

Şaka şaka uydurdum

Yerin altında hiç dalış hocası yoktu

Sadece muhtar ve Batık Şehir ve deniz vardı.

Gökyüzü kahverengi,

Ağaç kökleri yıldız şeklindeydi.

Dikkatli bakınca, toprak gökyüzünün içinde kımıldayan solucanlar görülebiliyordu

Güzel bir yer

Muhtarda naneli ve eğlenceli bir şeker aradım ama yokmuş

Ben de bi kahve söyledim

Herkes ordaydı:

“Batık Şehrin Herkesin Unutttuğu İnsanları”

Söylenenlere göre unutulan her insan

bu Batık Şehir’de teselli bulurmuş

Gerçekten

Ama önce gizli kapıyı bulmalıymışsınız

ki olmadığı için bulamayabilirsiniz

İşte söylenenlere göre bu Batık Şehrinin Herkesin Unuttuğu İnsanları sadece çay içerlermiş.

Meğer bu çay bahçesinin çayları böyleymiş

Buranın çayları Unutma Beni Çiçeği tarlalarında yetişirmiş

Buna karşılık Unutma Beni Çiçeği tarlaları da çay yetiştirmek istemiş

Ama sonradan bir anlaşmazlık çıkmış

Galiba Unutma Beni Çiçekleri artık unutuyormuş

Tam bilmiyorum neyse

Yelkenli direkleri falan vardı Batık Şehirde

Onları elektriği direği olarak kullanıyorlarmış

Bu direkler aynı zamanda yeryüzüne anı sinyalleri yaymak için de kullanılıyormuş

Anı sinyalleri, unutulan insanları unutanların beyinlerine elektromanyetik dalgalar göndererek hatırlamalarına yardım edermiş.

Ama bugüne kadar işe yaradıkları hiç görülmemiş

Bir kahve daha içtim sonra etrafta kediler köpekler

Bir keresinde beni köpek ısırmıştı

Ama sonunda dönüş yolunu bulduk

Son dakikalarımızdı,

üzerinde ilerlediğimiz yol

Halı gibi rulolanmaya ve bizi takip etmeye başladı

Yol arkamızda gittikçe büyüyordu ve hala evi gören o son dönemece gelmemiştik

Ben arabadan atladım ve rulo olmuş yolun arasına girdim

Amacım yolun kalbini bulup çıkarmak

Bir daha kimse gidemesin diye patlatmaktı

Yapmadım tabi

Bu sadece küçük bir uyarıydı

Eve geldiğimizde kapının önünde bir tekne beni bekliyordu.

Yanları yeşildi ve birkaç hafta sonra bir yolculuğa çıkacaktı.

Üstelik uçabiliyordu.

Ve cebimde Batık Şehrin Herkesin Unutulan İnsanlarından biri duruyordu.

Çaldım onu.

  1. herseymumkundimiii reblogged this from missspiritualtramp
  2. missspiritualtramp posted this
More Information