Miss Spiritual Tramp

Kelime Müzesi / Su Özdoğu
Ask me anything
Submit

Bir Delinin Tipografisi

Bu sabah bir gölün içinde uyandım.

Sonra iki kere daha uyandım.

Göl duruyordu. Eh, daldım.

Gölün dibi doluydu.

Kuşlar, pencereler, gözler, ejderhalar, karıncalar,

düğmeler, yarasalar, sosisler, ampuller, şarap kadehleri,

kediler, taytlar, havlular, saç kremleri daha neler neler.

İhtiyacım olanları aldım ve taksiye bindim.

Abiye belimi incittiğimi söyledim çünkü yan sokakta inecektim ve ellerim doluydu.

Abi çok ciddiye aldı ve hastaneye gittik.

Ama aslında orası hastane değilmiş.

Meğer orası otoparkmıymış, neymiş ama abi parketmedi.

Rahat girerdi oraya ama bence tırstı.

O sırada Tarkan çalmaya başladı. Meğer takside uyuyakalmışım. Meğer salakmışım.

Bu sefer taksiden inmedim. Abi biraz bozuldu sonuçta onun taksisi ama zamanla alıştı.

Artık bir ekip olmuştuk.

İçtiğimiz su ayrı gitmiyordu. 

Ve öğleden sonra onu başka bir müşteriyle gördüm.

Ona bir şeyler anlatıyor sonra beraber kahkahalar atıyorlardı. 

İhanete uğramıştım.

Çok sinirliydim, intikam almak istiyordum ama alamıyordum.

Begüm’e gittim.

İzmir köftesi, pilav falan derken nonfat latte içine bir ons nonfat vanilya şurubu geldi.

Çok tatlı zamanlardı. 

Solumuzdan transatlantikler geçiyordu. 

Arabalar kayıyor, kar dünyayı ele geçiriyordu.

Zor zamanlardı.

O anda Anadolu yakası tüm ışıklarını birden açtı ve kör oldum.

körkütük aşıktım 

ve gökyüzündeki tüm yıldızlar

onun üzerine düşüyordu

teker teker

biri,

dönüş yolunu bulabilsinler diye

gökyüzünde kaldı.

sadece biri.

  1. missspiritualtramp posted this
More Information